27 Temmuz 2011 Çarşamba

Girit'in Başkenti: Kandiye/Iraklion


Kandiye'nin sahili

Kaledeki ünlü Venedik aslanı..

Kandiye'de bir restoran..

Cannot install Democracy: Please remove 'System'

Bir poster sergisinden

Yunanistan'da kemer sıkma politikaları..

Kandiye'nin cıvıl cıvıl merkezi..

8 Temmuz 2011 Cuma

Girit'te Mezolitik

Girit'te bulunduğum süre içinde Plakias'ta kazılar yürüten Thomas Strasser ile tanışıp kazısını ziyaret etme şansı buldum. Bilindiği gibi, Girit'te Erken Neolitik öncesine uzanan kültür tarihinin varlığı kendisinin adanın güneyinde yürüttüğü yüzey araştırmaları sayesinde ortaya çıkmıştı. Bu çalışmasını Hesperia'da 2010 yılında yayınladıktan ve resmen Girit'te Alt-Orta Paleolitik ve Mezolitik insanların bulunduğunu kanıtladıktan sonra, şimdi Strasser stratigrafik malzeme kazarak hem kültürü daha detaylı incelemek hem de mutlak tarihler edinmek istiyor.


Girit'in güney sahilleri, Plakias Bölgesi. Paleolitik ve Mezolitik bulunan bölge burası işte.

Plakias uzaktan görünüm..

Bu nedenle Plakias yakınlarında kazısını sürdürüyor. Kazılarda Mezolitik taş aletler ortaya çıkıyor -ki bunlar sadece Kuvars ve Kuvarsitten yapılma- ama bunların dışında toprağın kimyasal yapısından dolayı kemiklerin ve bitki kalıntılarının korunmadığını öğreniyorum. Bu şu demek: Radyokarbon tarihlemesi yapılamayacak, başka alternatif tarihleme yöntemleri denemek zorunda olacaklar. İkinci olarak, tabii, malesef, doğal çevre ve beslenme gibi konularda da kazı buluntuları fazla bir bilgi sağlamıyor. Yine de Ege prehistoryası açısından abartısız çığır açan bu çalışmasından dolayı kendisini kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz!

Kazının uzaktan görünümü.

Yakınlardaki başka bir mağara, burası halen ahır olarak kullanılıyor..

Armeni: Bir Geç Minos Mezarlığı

Retimnon'a yarım saat uzaklıkta, buluntularıyla birlikte korunmuş olan yüzlerce mezarın olduğu dağlık bir alan burası. Basit toprak gömülerin dışında çok sayıda Miken etkili tholoslu mezar burada. Kazılar halen devam ediyor, giriş ücretsiz.



Mezar kapaklarından biri.

En büyük mezara açılan koridor..

Mezar odası.

Girit'in Roma Dönemi Başkenti: Gortyna

Girit'te bir çok Helenistik ve Roma Dönemi kenti ve kalıntısı var. Ben bunlardan -kendimce- en önemli gördüklerimi gezdim, işin aslı Minos arkeolojisinden bunları gezmeye pek vaktim kalmadı, ne de olsa benim için çok öncelikli değiller, ama Gortyna için vakit ayırdım, çünkü burada çok özel bir buluntu var. Burada MÖ 5. yüzyıla ait Dor şivesinde yazılmış bir yazıt bulunmuş. Bu buluntu ayrıca Avrupa topraklarında bilinen en eski yazılı yasaları oluşturduğu için önem taşıyor.

Yazıt, sonradan Odeon binasının inşasında ikincil malzeme olarak kullanılmış. Özellikle miras, evlilik, boşanma gibi çok yaşamsal konular ele alınıyor bu yazıtta! İnsanlar işte binlerce yıldır aynı dertlerle devinip duruyorlar..

Gortyna, Roma Dönemi'nde adanın başkenti olarak önem kazanan, bundan önceki dönemlerde Festos'un güçlü gölgesi altında nispeten önemsiz bir yerleşme yeriymiş..

Odeon binası

Yazıttan bir detay

Yazıtın genel görünümü.

Agia Triada

Adanın güneyinde, Kommos ve Festos'a taş atımı uzaklıkta başka bir saray daha var: Aya Triada. Adını buradaki şapelden alıyor. Festos kadar büyük değil ama burası da kendi çapında etkileyici bir saray işte!

Aya Triada sarayı

Sarayın önemli odalarından biri

Sarayın magazinlerindeki büyük pithoslarla

Yine merdivenler..

Sütunlu salon

Bu çevrede önemli arkeolojik araştırmalar yapmış İtalyan kişi

Festos'un Limanı: Kommos

Festos, deniz kenarında değil, verimli bir iç ovada yer alıyor, dünya ile iletişimde kalabilmesi için denizlere açılan bir ayağa ihtiyacı var. İşte orası Kommos! Büyük ihtimalle Festos'un liman kenti olarak işlev görmüş küçük kopyası. Burayı malesef dışarıdan görebildim, beni içeri sokmadılar! Eğer girebilseydim, Kommos'tan Festos'a doğru uzanan taş döşeli ve at arabalarının izlerinin olduğu yolu fotoğraflayacaktım.

Kommos ayrıca mükemmel bir kumsala sahip! Zaten Geç Tunç Çağı'na gemiler böyle kumsallara çekiliyor.

Kommos (küçük saray yapısı)

Kommos'un kumsalı, Festos'un eski limanı..

FESTOS: İşte Saray Böyle Olur!

Gördüğüm tüm Minos sarayları içinde beni en çok etkileyen, en çok beğendiğim Festos (Phaestos) oldu. Festos, çok iyi derecede korunmuş, iyi kazılmış, iyi sunulan bir Geç Minos sarayı, anıtsal boyutları, buluntuları ve içinde bulunduğu doğal çevre onu çok özel yapıyor. Girit'e gelip tek bir saray gezmeye vaktim var, hangisini göriyim? derseniz, yanıtım Festos, Festos, Festos olur!

Sarayın büyük magazinlerinden biri..

Ana avluya açılan anıtsal merdivenler.

Büyük depolama çukurları, silolar. Bunlardan Knossos ve Mallia'da da vardı.

Sarayın genel görünümü ve içinde bulunduğu vadi, çevredeki dağlar..

Sarayın içindeki peristil bina.

Sarayın koridorlarında..

Merkezi avlu ve arkadaki dağlar.

Taşlara oyulmuş bir çok şekilden biri..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...